Gitar Yapımında Hangi Ağaçlar Kullanılır

Alman Sediri

Alman Sediri

Çoğu zaman özellikle de akustik kasalı çalgıların özelliklerini okurken "ses ağacı" terimini görmüşsünüzdür. Hiç merak ettiniz mi, nedir ses ağacı? Odun malzemenin binlerce türü bulunmaktadır. Bunlar arasından enstrüman yapımına uygun olanlarından her biri farklı karakterlere sahip. Bizim genel ölçüm değerimiz artık bildiğiniz gibi ağacın özgül ağırlığı. Ses daha yoğun materyalden daha hızlı iletilir, bunu biliyoruz. Peki, o zaman buna göre en sert ağaçların en iyi ses ağaçları olması gerekmiyor mu?

Maalesef o kadar basit değil. Evet, ses yoğun yüzeylerden daha hızlı iletilir ancak önüne çıkan engeller yavaşlamasına neden olur. Ağaç kısmından bakarsak odunun dokusundaki her türlü urlar, budaklar, yumru yapılar, düzgün olmayan damarlar, reçine kanalları vs. sesin iletimini yavaşlatır ya da düşürür. Bunu tıpkı otobandaki gişeler gibi düşünün, ne kadar çok gişe olursa o kadar yavaşlamak gerekecektir. Bununla beraber sesin belirli bir yükseklikte olabilmesi için içinden geçtiği malzemenin iyi rezone olması gerekmektedir. Yani esnek yapıda olmalıdır. Dolayısıyla yumuşak yapıda ve hafif olmalıdır.

Buraya kadar çıkan sonuç nedir; ağacımızın dokusu olabildiğince homojen ve düzgün yapıda olmalı, şekil bozuklukları olmamalı, son derece hafif ve esnek olmalı. E tamam o zaman bulabildiğimiz en hafif ağacı kullanalım, olmaz mı? Olmaz, çünkü işin içine hala başka faktörler giriyor. Nedir mesela? Gitarınızın tellerinin çekme kuvveti. Olabilecek en hafif ve yumuşak ağacı kullanırsak, kesinlikle tellerin onlarca kiloluk çekmesine dayanamayacaktır. Yani öyle bir ağaç bulmalıyız ki, hem hafif, esnek ve düzgün yapılı olacak, hem de oldukça sağlam olacak. Biraz zor gibi değil mi? Evet zor, zor olduğu için de sadece birkaç ağaç türü bu kıstaslara uyabilmekte. Bu uygun olan ağaçların hemen hepsi iğne yapraklı ağaçlar, yani çamgillere giriyor. Bugün en çok kullanılan iki tür ise hepinizin bildiği gibi sedir ve ladindir. Bunun dışında nadiren köknar (göknar), çam gibi ağaçlar kullanılsa da bu ikisinden şaşılmıyor, hem de yüzyıllardır. Çünkü bu kıstasları üzerinde taşıyan özelliklerde bilinen başka ağaç türleri şu anda yok. Ya da olan birkaç tanesi de çeşitli kısıtlamalardan dolayı enstrüman yapımcılığında kullanılmaya uygun değil.

Sedir mi, Ladin mi, sorusunun cevabı da teknik olarak basit: teknik açıdan dikkat ederseniz "Ladin". Evet, teknik özelliklerine baktığımızda ladin hemen hemen her açıdan Sediri tabiri caizse "dövüyor". Karşılaştırdığımızda Ladin, Sedirden biraz daha yoğun bir dokuya sahip dolayısıyla Sedirden daha ince halde kullanılabiliyor. Bu ne demek? Elimizde daha ince, daha hafif ve daha esnek bir ses tahtası olacak demek. Sedir nispeten reçineli bir ağaçken, Ladin neredeyse hiç reçine barındırmıyor. Bu ses iletimi açısından çok önemli bir detay. Enstrüman yapımcılığında reçine barındıran ağaç kullanımından uzak durmaya çalışılır. Sedirin darbe rezistansı oldukça düşük ve kolay hasar alabiliyor. Ladinin esneklik katsayısı da sedire göre fazla, çatlamalara daha dayanıklı.

İyi de Sedirin hiç mi avantajı yok? Evet var. Sadece bir tane ancak kimilerine göre önemli bir avantaj. Sedir potansiyelini ilk andan itibaren ortaya koyabiliyor. Yani Sedirden ses tahtası olan bir gitar daha ilk tellendiği yılda bile tam performansını ortaya koyabiliyor. Ladinin ise bir "açılma" dönemi var. Bu dönem genelde 1 yıl kadar olsa da, ağacın durumuna, enstrüman'ın düzenine, çalım sıklığına ve icracının yeteneğine göre de 6 ay ile 2 yıl arasında da değişebilmekte. Bu açılma dönemi bittikten sonra da kalmıyor, yıllar geçtikçe karakteri daha bir güzel oturmaya başlıyor. Yani Ladin ses tahtalı bir gitar aldığınızda tam verim için biraz sabır gerekiyor, ancak alınan kazanç beklemeye kesinlikle değiyor.

Kanada Sediri

Kanada Sediri

Kimilerine göre Sedir, Ladine oranla daha geniş bir ton yelpazesi sunsa da ben buna katılmıyorum. Sedir daha koyu ve melankolik bir tona sahip, Ladinse daha canlı ve berrak. Farklı seviyelerdeki icracıların, farklı düzenlemeli gitarlarıyla bu ikisi hakkında yanlış yorum yapmaları normal. Ancak daha düşük yoğunluklu ve yumuşak bir ağacın daha canlı, parlak tona sahip olduğunu söylemek gülünç olur. Sesi ve tonu oluşturan sadece üst kapak değildir, bunlara dayanarak Sedir böyledir, Ladin böyledir demek pek geçerli olamaz, odun malzeme hakkında geçerli teknik yorumlama yapabilmek için odun malzemeyi tanımak ve öğrenmek gerekir. Bunu yapmadan sadece denemiş oldukları enstrümanlara ve web sitelerindeki okuduklarına dayanarak ağaçların tonu hakkında yorum yapan arkadaşları uyarıyorum.

Bitirmeden başlıca türlere göz atarsak;
  • Alman Ladini
  • Engelmann Ladini
  • Sitka Ladini
  • Kızıl Ladin ya da Adirondack Ladini
  • İspanyol Sediri
  • Kanada Sediri

Bunların dışında kullanılan pek çok tür de mevcut, hatta ülkemize özel bazı türler de var. Ancak bunların kullanımları diğerleri kadar yoğun olmadığından yazmadım. Bunlar arasından genel enstrüman yapımcılığında en çok kullanılanları Alman (Avrupa ya da Alp) Ladini ve Engelmann Ladini. Bu ikisi daha ziyade akustik kasalı ve özellikle klasik gitarların en önemli ses ağaçları. Avrupa ladini yüksek rakımlarda ve zor iklim koşullarında yavaş bir şekilde büyüdüğünden, odun yapısı çok sık ve sağlam yapıda. Damarları çok düzgün ve ses iletimi çok başarılı. Oldukça uzun süredir akustik kasalı çalgıların ses tahtaları yapımında kullanılan, gelenekselleşmiş bir ağaç. Fakat bu yoğun kullanımı nedeniyle artık üst seviye Alman ladinine ulaşmak oldukça zorlaştı. Alman Ladini karakteristik, canlı, berrak, temiz ve atak bir ses karakterine sahip.

Engelmann Ladini yine başarılı bir yapıda ancak Avrupa ladini kadar değil. Daha yumuşak yapıda olduğundan dolayı bas karakteri kuvvetli bir ağaçtır. Alman Ladinine göre daha sakin yapıda olan ağaç geniş bir ses ve ton yelpazesine sahiptir. Nispeten daha rahat bulunduğu için Avrupa'da da, Amerika'da da yoğun olarak kullanılmaktadır.

Sitka Ladini ve Adirondack Ladini daha ziyade akustik ve masif kasalı gitarlarda kullanılmakta. Hatta neredeyse gördüğünüz hemen hemen her akustiğin ses ağaçları bunlar. Bunun önemli bir nedeni iki ladin türünün de oldukça sağlam ve sıkı yapıda olması ve esneklik katsayılarının da yüksek olması. Bu sayede akustik gitarların çelik tellerine yeterli direnci gösterebiliyorlar. Çünkü ortalama bir klasik gitarlarda tellerin gerilimi 45 kg civarıyken akustik gitarlarda bu rakam rahatlıkla 60-70 kiloyu bulabilmekte. Bu ağaçların bu kadar yoğun kullanımının bir diğer önemli nedeni de iki ağacın menşeinin de akustik gitarların anavatanı olan Amerikan Kıtası olması. Doğal olarak kendi topraklarındaki ağaçlara yönelmişler. Bu ikisinden Sitka Ladini ses verimi açısından daha zayıf. Berrak bir sesi var. Adirondack Ladini ise parlak tonlarla beraber genel bir yumuşak karaktere sahip. Bu da çelik tellerle çok iyi bir uyum oluşturuyor.

Sedire geldiğimizde yoğun olarak kullanılan türlerin İspanyol ve Kanada (Amerikan Sediri) Sediri olduklarını görüyoruz. Bölgesel dağılımlara göre Avrupa'da İspanyol sediri, Amerika'da Kanada Sediri yoğun olarak kullanılmakta. Bu ikisinden İspanyol Sediri, daha sık dokulu bir yapıya sahip ve direnci yüksek. Bu sebeple sadece klasik gitarların sap ağacı olarak da tercih edilebilmekte. Sedir önceden de belirttiğim gibi daha koyu bir karaktere sahip. Bu kötü olduğu anlamına gelmiyor tabi ki. Kişiden kişiye beğeniler değişecektir. Ancak akustik kasalı bir çalgı alıyorsanız, beklentinize uygun ses ağacını bilerek alışveriş yapmanız her zaman daha tatmin edici olacaktır.

Buradaki birkaç fotoya bakıp bu ağaçları tanıyacak yetiyi tabi ki kazanamazsınız. Sadece örnek olması amacı ile koyulmuştur. Eğer ağaç malzeme ile doğrudan çalışmıyorsanız, iki Ladin türünü ayırt etmeniz pek mümkün değil. Bu bakımdan alacağınız gitarın üretici sitesindeki yazılanlara göre seçiminizi yapmanızı öneririm.

Yorumlar

Üye Girişi

Siz de bildiğiniz konuları bizimle paylaşabilir, nassil.com'da yazar olabilirsiniz. Ücretsiz üye olmak için tıklayın.
Nassil.com - Tüm hakları saklıdır. İçerikten yazarları sorumludur. Yazarın ismi belirtilerek ve yazıya link verilerek, bir paragrafı aşmayacak şekilde alıntı yapılabilir. Aksi belirtilmedikçe herhangi bir yazının izinsiz tamamen kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. © 2009 - 2010 Buket Konur